
doğum günün...
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN
(AYŞECİĞE ÖZELDİR)
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN, TIPKI DOĞDUĞUN GÜN GİBİ OLSUN,O UNUTULMAZ KOKUN KADAR GÜZEL, NİNNİLERİ GÖLGEDE BIRAKACAK DÜNYAYA İLK BUĞULU MERHABA ÇIĞLIĞIN GİBİ OLSUN,SEVİNÇLERİN GÖZPINARLARINDAN AKTIĞI ŞEFFAF İNCİLERDEKİ MUTLULUKLAR GİBİ TEMİZ ve ANNENİN YÜREĞİ KADAR BÜYÜK OLSUN... DAHA NİCE YAŞLARA MİNİK CADIIIII...4. YAŞ GÜNÜN 4 KERE MUTLULUK GETİRSİN HER GÜLÜŞÜNDE:)))
Hilal Teyzesi'nden...Canım dostum Hilal sürprizlerine son gaz devam etti:))Bu güzel not eşliğindeki miniğimin 4 yıllık yaşamından birbirinden güzel fotoğraflardan oluşan bu harika albüm mailimize gönderildi bu sabah...Sağol gülüm...Güzel yüreğine sağlık...
uzaklardan...
UZAKLARDAN SICACIK BİR PAKET GELDİ AYŞE HANIMA...
Uzun zamandır araverdik yazmıyoruz ihmal ettik blogumuzu...Doğum günümüzde bişeyler eklemeyi planlıyordum...Ama bu sabah Candostum Hilal, eşi Fuat ve minik prenses Elif'ten küçük hanıma doğum günü armağanları geldi...Ben de planımı bozup hemen teşekkür etmek istedim onlara burdan...Güzel yürekli dostlarımızı sevgiyle selamlıyoruz...Sizi seviyoruz Gülgenler:))Siz bizi sevindirdiniz Rabbim de sizi sevindirsin...


deprem...
İkincisi sahur sofrasında yakaladı ezan okunduğu sırada...Sadece bağırdım ve ağladım...Ne kadar aciz olduğumuzu bir kez daha anladım...Ne büyük bir korkuydu yaşadığım...En büyük sevincim kızımın uyuyor olması ve ikinci kez korkmamasıydı...Uyuyamadım elbette...Şuan bu satırları yazarken iki kez gidip kokladım kuzumu...Babasıyla uyuyor mışıl mışıl....Hiçbişeyden habersiz...Herkes sokaklara döküldü Konya sokaklarında...İnsanların yüzündeki korku ve panik ürkütücüydü...Ölümün bizi nerde beklediği belli değil...Bİz onu heryerde beklemeliyiz...Rabbim afetinden korusun...Son nefesimizde imanımızla gitmeyi nasip etsin cümlemize...Sana emenetiz Yarabbi...Sen koru bizleri...
Konya'da şiddetli deprem...
Konya'da orta şiddette deprem meydana geldi.
(konhaber.com'dan alıntıdır...)
Konya'da ikinci deprem!
Konya'nın Selçuk'lu İlçesi'nde yaklaşık 7 saat arayla ikinci bir deprem daha meydana geldi. Depremin büyüklüğü 4.7 merkez üssü yine ilçeye bağlı tarihi Sille mahallesi.
Dün saat 21.29 4.5 büyüklüğünde bir depremle sarsılan Konya'nın Selçuklu ilçesi'nde 4.7 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden alınan bilgiye göre saat 04.58'de meydana gelen depremin merkez üssü tarihi Sille mahallesi. 4.5 büyüklüğündeki ilk depremde 4 bina hasar görmüş paniğe kapılarak fenalaşan veya yaralanan yüzü aşkın kişi hastanelik olmuştu. 4.7 büyüklüğündeki ikinci depremde de panik yaşandığı ve yüzlerce kişinin sokağa çıktığı bildiriliyor.
Konya'da deprem paniği...
Konya'da yaklaşık 6,5 saat arayla meydana gelen iki ayrı orta şiddetli deprem, panik yarattı. 200'ün üzerinde vatandaş hastanelere kaldırıldı.
Kent merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Sille Mahallesi merkez üssü olan ilk deprem saat 21.29'da meydana geldi. Aletsel büyüklüğü 4.5 olan bu depremde 35 kişi panikle balkon ve camlardan atlayarak yaralandı.
70 kişi de sinir krizi geçirip hastanelere kaldırıldı. Bu depremin ardından il yöneticileri vatandaşlara sakin olmalarını ve evlerine girmelerini söyleyince vatandaşlar saat 04.58'deki depreme evlerinde yakalandı. İlk deprem, teravi namazı saatinde olmuştu. İkinci deprem de sahur zamanı meydana gelince vatandaşların büyük çoğunluğu evlerindeydi.
Aletsel büyüklüğü 4.7 olan bu depremde 100'ün üzerinde vatandaş yüksekten düşme ve sinir krizi geçirerek hastanelere kaldırıldı. Kent merkezinde iki binada duvar çatlağı olurken, Sille Mahallesi'nde 2 evin bacası yıkıldı. Yaralıların akın ettiği Numune Hastanesi'nde tüm Acil Servis çalışanları göreve çağırıldı.
Acil Servis bölümünde yatakların dolması üzerine depolardan yatak getirildi. Bu hastanenin Fizik Tedavi Servisi'ndeki duvar çatlayınca, hastalar Ortopedi Servisi'ne alındı. Konya'da vatandaşlar korku ve panik içinde sokaklarda beklemeyi sürdürüyor. Bazı vatandaşlar okul bahçelerinde beklerken, bazı vatandaşların kuş ve köpeklerinin de yanlarına aldıkları görüldü.
(milliyet.com'dan alıntıdır.)
Trabzon'dan...
TRABZON'DAN SEVGİ GELDİ BİZE...
Canım dostum Dilek gittiği tatilden bir dolu armağanla döndü... Buzdolabım için hamsi figürlü magnet...
Ayşe hanıma bebek figürlü harika bir anahtarlık....

Yıllardır aradığım Rusya'ya sipariş verip bir türlü elime geçiremediğim matruşkalar...Şimdi salonumu süslüyorlar...Beni en çok mutlu eden bunlardı...Milyon kere teşekkürler canım benim...

Bunlarda meşhur Çorum Leblebilerinden tatmadığımız lezzetler...Gerçekten harikalar...Benim düşünceli arkadaşım buradan sana bir kez daha teşekkür etmek istedim...
urfa'dan...
URFA'DAN GELEN, SEVGİ VE DOSTLUK KOKAN PAKETİMİZDEN ÇIKANLAR...

Urfa'da yaşayan dostlarımız Hilal ve eşi Fuat'tan sadece ayşe hanıma davul bekliyorduk.Ama onlar sağolsun hakiki Urfa isotunu göndermişler yine...Mutfağımı nasıl harika bir koku sardı anlatmama gerek yok sanırım...Elif'in davulunu gören Ayşe anneye uzun süre eziyet etti, "ben de istiyom" diye...Tüm çabalarıma rağmen bulamayınca aynısından sağolsun Hilalcim "ben burdan alır yollarım kuzuşa" dedi.Hemen de dediğini yaptı canım arkadaşım ve paketimiz geldi...Ayşemin davulu gördüğü andaki sevincini makinamız bozuk olduğu için resimleyemedim ama makinamıza kavuşunca burdan paylaşmak ve bir kez daha teşekkür etmek istedim dostlarımıza...Teşekkürler Gülgen Ailesi...Sizi çok seviyoruz...
mekanın cennet olsun koca reis...
MEKANIN CENNET OLSUN KOCA REİS..."ÜŞÜYORUM" ŞİİRİNLE ÜŞÜYEREK CAN VERDİN...DEĞERLİ BÜYÜĞÜMÜZ MUHSİN YAZIOĞLU VE DAVA ARKADAŞLARINA ALLAH'TAN RAHMET KEDERLİ AİLESİNE BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
viyana'dan gelen mutluluk...
Gün boyu evde yoktum...Eve geldim yemek, bulaşık, iki gündür ertelenen temizlik faslı derken tam işlerimi bitirmiştim ki, saat 21:00 civarı kapı çaldı:))Eşim açtı kapıyı, site görevlimizdi gelen..."Bu paket bugün size geldi" dedi...Eşimin "aaaa kimden acaba?" dediğini duyunca, daha o rengarenk kelebeklerle dolu paketi görmeden Ceyda'dan geldiğini anladım...Gönderdiğini henüz söylemese de adresimi istediği daha o ilk günden beklemeye koyulmuştum mektubunu...Dışarıya çıkıp eve dönünce hemen posta kutusunu kontrol ediyordum...Nasıl mutlu oldum o duygu yüklü yürekden dökülen "Merhaba Kezbancığım, umarım mektubu aldığında çoook mutlu olduğun bir zaman içerisinde olursun ve mektubum mutluluğuna minik bir tebessüm katar:)" diye başlayan satırları adeta jet hızıyla okurken:) Evet canım mektubun yüzüme bir tebessüm kondurdu ama minik değil en kocamanından:)) Ayşe'nin sevinciyse gerçekten görülmeye değerdi, şuan uyuyor ve hala hediyelerin yatağının başında duruyor...En çok da meyvalı dudak koruyucuyu sevdi:)) kaç kere sürdü bilmiyorum:)) Sonra bir de "Anne bitecek ya artık sürmiyim dedi:))"...Babasına da "Baba biliyor musun annem ve ben çok mutluyuz"diyordu sürekli:))Yazdığın duygu ve dostluk kokan satırların yüreğimin en güzel yerinde karşılık bulduğunu bilmeni istiyorum Ceydacığım...Sonsuz kere teşekkürler sana, yüreğine...Hediyelerin nasıl mutlu etti bizi anlatamam...En kısa zamanda mektubuna karşılık vereceğim inşallah...Ayrıca hiç sıkılmadım o satırları okurken, keşke daha uzun yazsaydı bile dedim:))Türkiye tatillerinizin birinde inşallah Konya'da Hz.Mevlana diyarında ailecek misafirim olmanızı istiyorum hem de çok...Bakarsın olur ha:))
Gelelim fotoğraflara...
Ayşe için toka,Buzdolabına Ayşe'nin resmini koymak için magnet, Benim için meyveli bir dudak koruyucu(Tabi Ayşe bana verirse:)), Ayaklarımı ısıtsın diye sıcak çoraplar:))(Giymeye kıyabilirsem, sanırım ben o çorapları hep saklarım...)

Hemen Ayşe hanıma ait bir resmi kesip biçip yerleştirdik buzdolabımıza:))Çok da güzel oldu, gör istedim canım arkadaşım...

"Ayşecim bu hediyeleri bize yollayan Ceyda teyze için toklarınla bir poz ver!" dedim.Sonuç bu canım...Sen bizi bugün çok mutlu ettim Rabbim güzel yüreğin ne istiyorsa onu versin sana...Dilanur ve seni kocaman öpüyoruz...Teşekkür yazımızı ilk blogumuza koymak istedik...Blog dünyasının yaşamıma kattığı güzel dostluklardan biri de seninki...İyi ki varsın, iyi ki sen tanıdım...Kucak dolusu sevgiler canım...
yüreklerdeki yangın...
YÜREKLERDEKİ YANGIN GAZZE...
Son günlerde yüreklerimizdeki yangının malum sebebi belli Gazze...
Günahsız yavrularımız can veriyorlar...Bizlerse uzaktan bir drama gibi izliyoruz olup bitenleri...Anlık vah,tühlerle geçiştiriyoruz olup bitenleri...Çogumuzun dudaklarından vicdanlarımıza yansıyan aynı klişe cümleler dökülüyor: "Gazze için üzülüyorum...Onlar için endişeleniyorum"...
Ben gerçekten utanıyorum keyfim için milyonlar harcarken onlara tek kuruş gönderememekten...Günahsız bebeklerimiz öldürülürken hala kahkalarla gülebiliyor olmaktan...Onlar sokaklarda sabahlarken kaloriferli evde sıcacık yatağımda uyumaktan...Yarın kızım Gazze katliamını sorduğunda vereceğim cevaptan utanıyorum...Soruyorum kendime acaba kıyamet günü Rabbimin huzuruna hangi yüzle çıkacağım... Utanıyorum "Affet Bizi Allah'ım" diyemeyecek kadar utanıyorum...Vurdumduymazlığımdan utanıyorum...Gözlerimden çaresizlik, acizlik ve utanç gözyaşları döküyorum...
Dua edelim onlar için...Alemlerin Rabbi Allah'ımıza ellerimizi açıp dua edelim...
Rabbim, Karolası israil ordusuyla mücadele eden müslüman kardeşlerimizin kalplerini cesaretle doldur...Onları sabırla donat Allah'ım...Rabbim görünmeyen ordularınla onlara yardım et...Oyun çağındaki günahsız yavrularımız öldürülüyor, Rasulullah'ın çocukları öldürülüyor...Allah'ım o çocukları görüp duyarsızlığımızı, gafletimizi sona erdir yarabbi...Kalplerimizi yeniden imanla doldur Yarabbi...Bu kalplerle huzuruna gelirsek bu ayaklar sırattan geçemez Yarabbi...Ölmüş ruhlarımızı, Gazzede verilen mücedeledeki mücahitlerin direnişleriyle dirilt Yarrabbi...Alnımızdaki kara lekeyi sen sil Yarabbi...Allah'ım yardım et...Onları kurtar Yarabbi...Bizler yardım edemiyoruz, sen görünmeyen ordularınla onlara yardım et Yarabbi...
Rabbim ölmeden önce alnımızdaki kara lekeyi silecek ameller işlemeyi bize nasip et Yarabbi...Yarabbi dualarımızı kabul edecek olan sensin...Eğer günahlarımız ise dularımızın kabulüne engel, günahlarımızı bağışla yarabbi...Onlara yardım eden kardeşleri olmayı bize nasip eyle Yarabbi...Peygamber efendimiz (s.a.v) hürmetine, Şehitler Şehidi Hz. Hüseyin, velilerimiz hürmetine dualarımızı kabul eyle Yarabbii...Bizleri imandan Kur'an dan ayırma Yarabbi...
(AMİN)
insanın...

Insanlar günes dogup batincaya kadar yasiyorlardi hayati.
Bir daha hiç olmayacakmis gibi dolu ve anlamli.
Derken zaman diye üç parçali bir sey icat etti insan.
Bir parçasina dün dedi, diger parçasina bugün, öteki parçasina da yarin.
Sonra fesat karisti zamana ve insan bugünü unuttu.
Dünü düsünüp pisman oldu,
yarini düsünüp telaslandi;
ama isin ilginç tarafi tüm telas ve pismanliklari günes dogup batincaya
kadar yasadi. Farkinda olmadan rezil etti bu gününü.
Oysa yarin, bugüne dün diyor, dün de bugün için yarin diyordu.
Bir türlü beceremedi. Bir eliyle yarina, diger eliyle düne yapisti. Bu
günü eline yüzüne bulastirdi... Mutsuz oldu insan.
Ve ne gariptir ki yarinin telasi da,
dünün pismanligini da hep bugün yasadi;
ama bugünü hiç yasayamadi. Ne yarin ne de dün!
Can Dündar
Not: Yazının Can Dündar'a ait olup olmadığı konusunda fikrim yok araştırdım ama emin bir kaynak bulamadım...Mailime geldi bu yazı.Kime ait tam olarak bilmiyorum ama çok hoşuma gittiği için paylaşmak istedim...
« Önceki ::